Ortodontik tedavinizi bitirdiniz. İstediğiniz gülümsemeye sahipsiniz. Çok da mutlusunuz fakat bu mutluluk ömür boyu sürecek mi? Doktorunuzun bu soruya; ‘EVET’ cevabını tereddütsüz verebilmesi ne yazık ki mümkün değildir. Çünkü, özellikle büyüme gelişimi aktif olarak devam eden genç bireylerde çenelerin büyüme yönü her zaman istenilen yönde olmayabilir. Ayrıca, tedavi başında dişler arasında boşluklar olan bireylerde, dişler arası boşluklar kapatıldıktan sonra dişlerin geri açılmaya meyli ömür boyu sürebilmektedir.

Bu ve buna benzer tedavi sonrası geri dönüşleri engellemek amacıyla günümüz ortodonti dünyasında tedavi sonrası önlem amaçlı uygulanan iki farklı yöntem bulunmaktadır. Bunlardan ilki ‘vitrin’ dediğimiz ön bölgenin bozulmamasını sağlayan, özel durumlar dışında ağız içinde en az birkaç yıl tutulması istenen retainer telleridir (sabit diş arkası telleri). İkinci yöntem ise, tedavi esnasında ağız içinde braket takılmış bütün dişlerin etrafını sarması istenen essix plaklardır (şeffaf plaklar). Ortodontik tedavinin sonunda bu iki yöntemin uygulanması, tedavi sonrasında dişlerinizin bozulma ihtimalini en düşük seviyeye indirgeyecektir. Bu iki yöntemin uygulandığı tedaviye pasif tedavi süreci (pekiştirme tedavisi) denilmektedir. Tedavi sonrasında, aktif tedavide olduğu kadar sık olmasa da hekiminizin belirttiği aralıklarda (genellikle 6 ay-1 yıl arası) kontrollere gelinmesi kritik önem arz etmektedir.

Tedavi sonu hastaya verilen şeffaf plaklar hassas apareylerdir. Şeffaf plaklar ağız içerisindeyken bir şey yenilmemesi ve özellikle sıcak içeceklerin içilmemesi önemlidir. Kliniğimizde tedavi sonu hastalarımıza şeffaf plakların sadece gece uyurken takılması tavsiye edilmektedir. Bu sebeple şeffaf plakların da tüketilen gıdalarla deforme olmasının önüne geçilmektedir. Bu şeffaf plakların ilk bir yıl her gece takılması, sonraki yılda haftada 3 gece takılması, sonraki senede haftada 2 gece takılması ve son olarak 4. Yılda ise haftada 1 gece takılması önerilmektedir. Tedavi sonu hekiminize 6 ayda 1 kontrole gidildiğinde hekiminiz bu standart prosedürlerde değişiklikler yapabilmektedir.

Tedavi sonu hastaya verilen şeffaf plaklar güncel bir ortodontik tedavi tekniği olan şeffaf plaklar ile ortodontik tedavide hastaya verilen plaklardan farklılık göstermektedir. Dişleri düzeltmek için verilen şeffaf plaklar aktif plaklar olup takıldığında dişi hareket ettirir fakat tedavi sonu verilen ortodontik şeffaf plaklar ise tamamen pasiftir ve dişlerde hareket oluşturmaz. Ortodontik tedavi sonunda sağlanan sonucun korunmasına yardımcı olurlar.

Dişlerin arkasına tedavi sonunda takılan diş arkası teller (lingual retianer) ise nikel titanyum ağırlıklı, vücutta hiçbir alerjik reaksiyona neden olmayan ve bazı hastalarımızda ömür boyu ağızda tutabileceğimiz dayanıklılıkta materyallerdir. Üstün element yapıları sayesinde ağız içerisinde yıllar boyunca paslanma ve korozyona uğramadan kalabilmektedirler. Çok sert bir şey yenmediği müddetçe de diş arkasına yapışkanlıklarını sürdürebilmektedirler.

Ayrıca tedavi sonunda ağız içinde bulunan 20 yaş dişlerinin de tedavi sonucunu olumsuz etkileyebileceği unutulmamalı, hekiminizin yönlendirmesi halinde 20 yaş dişlerinizin çekimi gerekebilmektedir.